(634 S. K. m. 3, 44) (2981 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde 634/44 gereği bağımsız bölümlere arsa payı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde; davacıların, anataşınmazda bağımsız bölüm maliki oldukları, ayrıca sonradan çekme katta yapılan üç adet bağımsız bölümlerin de maliki bulundukları ve bunların anayapının ilk projesinde öngörülmemesine karşın 3290 sayılı yasa uyarınca yapı kullanma izin belgesi aldıkları ancak bunların arsa payına bağlanmadığı ileri sürülerek imar affı ile yasallık kazanan bu üç adet bağımsız bölümün arsa payına bağlanmasına karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece; anataşınmaz üstüne kat ilavesi için bağımsız bölüm maliklerinin oy birliği ile karar vermesi gerektiği, aksi takdirde 634. sayılı Yasanın 44. maddesine göre bağımsız bölüm ilavesinin mümkün olmadığı, belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan tapu kaydına göre; taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulu olup, ana yapıda 20 adet bağımsız bölüm bulunmaktadır. Bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazın çatı (çekme) katında üç adet daha olmak üzere toplam 23 adet bağımsız bölüm bulunduğu belirlenmiştir. Yine dosyadaki bilgi, belge ve özellikle röleve projesi ile yapı kullanma izin belgesi incelendiğinde; Ana yapının ilk mimari projesinin 5.11.1976 tarihinde yapıldığı, söz konusu binada 20 bağımsız bölümlü olarak kat irtifakı kurulduğu, sonradan yapılan ve arsa payına bağlanmamış olan çatı (çekme) kat için tanzim olunan röleve projesinin ise 3290 sayılı İmar Affı Yasası gereğince 23.10.1986 tarihinde Bakırköy Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğünce tasdikinin yapıldığı, yine aynı tarihli ruhsat ve yapı kullanma izin belgesinin 3290 sayılı yasa kapsamındaki yapının bodrum kat 1 ve 2. ile çatı katındaki 21, 22, 23 nolu daireler için tanzim edildiği belirlenmiştir. Böylece binada bulunan bağımsız bölüm sayısının 23'e ulaştığı anlaşılmaktadır.
2981 Sayılı Kanununun 16. maddesine 22.5.1986 tarihli 3290 sayılı Yasanın 9. maddesiyle eklenen fıkra hükmüne göre; kat irtifaklı bir yapıda ilave bağımsız bölüm inşa edilmesi ve kazanılması Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesindeki koşullara bağlı tutulmamıştır. Buna göre ilave bağımsız bölümlerin maliklerinin 22.5.1986 tarihinden önce yapmış olmaları şartı ile bu ek fıkra hükmünden yararlanabilmektedir. Somut olayda; davacıların yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kat irtifaklı anataşınmazda paydaş bulunmaları, anayapıdaki ilave bağımsız bölümleri yapı kullanma izin ve ruhsatlarını almaları ve röleve projeyi onaylatmaları gibi hususlar gözetildiğinde, mahkemece işin esasına girilerek Kat Mülkiyeti Yasasının üçüncü maddesi hükmü ile ana yapıdaki tüm arsa payları da gözönünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bağımsız bölüm maliklerinin oybirliğiyle ile almış oldukları bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy