(634 S. K. m. 16, 31, 32)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yerlerin gelirinden paya düşenin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av. Yalın Yalgı ve Kaan Şahinalp ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. Kaan Mumcuoğlu geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davacıların mülkiyetinde bulunan dükkanın kiracısı tarafından beslenme yeri olarak işletilen bu dükkanla birlikte anagayrimenkulun bazı ortak yerlerinin de kullanılması nedeniyle yönetime ödenen paranın, yönetim giderlerinden artan kısmını aralarında paylaşan davalı kat maliklerinden dükkanın maliki davacıların payının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Kat Mülkiyeti Yasası'nın 16. maddesi hükmü esas alınarak söz konusu gelirden artan miktarın dükkan dışındaki kat maliklerine ödenmesinin doğru olmadığı sonucuna varılıp, 1998 yılından itibaren davalı kat maliklerinin aldığı fazla gelirden dükkan sahiplerinin paylarına isabet eden miktarın davalılardan alınıp davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 16. maddesinde kat maliklerinin anagayrimenkulün ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduğu ve bu yerlerde arsa paylarıyla oranlı kullanma ve dolayısıyla faydalanma haklarının varlığı öngörülmüş ise de, Yargıtay uygulamalarında, kat malikleri kurulunca bir kısım ortak yerlerin durumu ve konumu gözetilerek ya da koşullar gerektirdiğinde kat maliklerinden sadece birisi veya bir kaçı tarafından kullanılıp yararlanılmasına karar verilebileceği kabul edilmektedir. Somut olayda, kat malikleri kurulunca 18.11.1998 tarihli toplantıda davacılara ait dükkanın kiracısının bazı ortak yerleri kullanmasına olanak sağlanması nedeniyle yönetime ödediği ek aidatını yönetim giderlerinden artan kısmının dükkan malikleri dışında kalan diğer dört kat malikine arsa payları oranında ödenmesi kararlaştırılmıştır. Yasanın 31 inci maddesi uyarınca toplantıya, davacıların müştereken malik olduğu bağımsız bölümü temsilen paydaşlardan birisi katılmıştır. Bu tarihten sonraki yıllarda yapılan toplantılarda da aynı doğrultu da kararlar alınmıştır.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 32. maddesi hükmüne göre kat malikleri kurulunun kararlarına bütün kat malikleriyle bunların külli ve cüzi halefleri, yönetici ve deneticiler uymakla yükümlüdür. Bu yükümlülük ancak, kat malikleri kurulu kararının, alınacak yeni bir karar ya da kesinleşmiş mahkeme kararıyla iptal edilmesi durumunda ortadan kalkar. Olayımızda gerek 1998 ve gerekse sonraki tarihli kararların geri alındığı ya da mahkemece iptal edildiği taraflarca ileri sürülüp bu konuda bir kanıt ortaya konulmuş da değildir.
O halde mahkemece kat malikleri kurulunun tüm kat maliklerini bağlayan söz konusu kararları gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılar yararına takdir edilen 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy