(2942 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 456, 457)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemenin davanın esası hakkında verdiği kararın hüküm fıkrasında davacı tarafından yatırılan 172.056.000 TL. peşin harcın davalı kurumdan alınarak davacı tarafa ödenmesine hususunun yazılmasının unutulduğu ileri sürülerek hükmün bu yönden tavzihi istenmiştir.
Hükümlerin tavzihi yöntemini düzenleyen HUMKnun 456. maddesinde tavzih isteminin hüküm veren mahkemeye iki nüsha dilekçe ile yapılacağı, mahkemece dilekçenin bir nüshasının karşı tarafa tebliğ ettirilerek yazılı cevap vermesi için uygun bir süre belirleneceği, cevabın da iki nüsha olarak verilip birinin tavzih isteminde bulunan tarafa tebliğ olunacağı öngörülmüş, 457. maddede ise tavzihe cevap verilmemiş olsa bile mahkemece evrak üzerine tavzihen karar verileceği ancak lüzum görülürse iki tarafın çağrılarak dinlenmesinden sonra tavzihin yapılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacı vekilinin mahkemeye verdiği tavzih dilekçesinin bir nüshasının davalı tarafa tebliğ edilmeden ve tavzih konusunda bilgilendirip cevap hakkını kullanmasına olanak sağlanmadan böylece HUMKnun yukarıda sözü edilen maddelerinde öngörülen yönteme uyulmadan tavzih kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy