(634 S. K. m. 19, 24) (4721 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde projeye aykırılığın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar Vek. Av. A.T. ve N.Ö. geldiler. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Davada, kat mülkiyetli ana gayrimenkul üzerindeki ikiz villalar şeklinde inşa edilmiş bulunan davalılara ait bağımsız bölümlerin projeye aykırı olarak çatıları kaldırılıp sürgülü kapı yapılması ve teras oluşturulması suretiyle gerçekleştirilen değişikliklerin eski hale getirilmesi istenmiş mahkemece, bu değişikliklerin projeye aykırılık oluşturduğunu belirten bilirkişi raporları dayanak yapılarak eski hale getirme kararı verilmiştir.
Bir kısım davalılar vekili ile davalı N.Ö. yargılama aşamasındaki savunmalarında ve temyiz itirazlarında ana taşınmazdaki kat malikleri kurulunun 24.06.2000 günlü toplantısında toplantıya katılanların oybirliği ile bağımsız bölümlerin maliklerinin çatılarında istedikleri değişiklikleri yapabilecekleri ve çatı önünü teras olarak kullanabileceklerinin kararlaştırıldığını ve bu karara dayanılarak söz konusu değişikliklerin mimari projeye sadık kalınarak yapıldığını ve davacının da söz konusu toplantıya katılıp kararda imzasının bulunduğunu bu bakımdan iyiniyetli olmadığını ve böyle bir davanın açılamayacağını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Dosyada fotokopisi bulunan 24.06.2000 tarihli kat malikleri kurulu karar örneğinin incelenmesinden; kat maliklerinin evlerinin çatı alana ilave yapmadan tavan çatısını istedikleri gibi değiştirebilirler, ancak çatı odası önü teras katında mevcut projedeki kapalı olarak kullanılabilir biçiminde karar verildiği ve davacı M.Ç.'inde karara katılıp imza koyduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen değişikliklerin açıklanan kararla verilen izin kapsamında olduğu gözetildiğinde davacının bu izni verdikten sonra buna göre yapılan değişiklikleri dava konusu etmesi Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı cihetle davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy