(221 S. K. m. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7) (2942 S. K. m. 38) (4721 S. K. m. 705) (3402 S. K. m. 12)
Dava: Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların Kamulaştırma Yasasının 38. ve 221 Sayılı Yasanın 1-7.maddeleri gereğince idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için belirlenen günde temyiz eden davacı Vek. Av. U. S. geldi. Aleyhine temyiz olunan davalılar adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Aydın Merkez Mesudiye Mahallesi Topyatağı Mevkiinde 743 ada 5 parsel ile Köprülü Mahallesi Sahrayatağı 746 ada 86 parsel sayılı olan taşınmazlara 1940 yılından önce -askeri amaçlar için kullanılmak üzere- fiilen el konulduğundan söz konusu taşınmazların davalılar üzerindeki tapularının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, açılan davanın dayanağını oluşturan 2942 Sayılı Yasanın 38.maddesi 4.11.2003 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin kararı ile iptal edildiğinden, dayanağı kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
12 Ocak 1961 tarihinde yürürlüğe giren ve halen de yürürlükte bulunan Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanunun 1.maddesi; 6830 Sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği (8.9.1956) tarihe kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın, kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır hükmünü içermektedir. Öte yandan; taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasını düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 705.maddesine göre de; kamulaştırma halinde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Şu halde gerek 221 Sayılı Yasanın ve gerekse 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun sözü edilen madde hükümleri uyarınca Maliye Hazinesinin dava konusu taşınmazların mülkiyetini kazanmış olduğu sonucuna varılabilir.
Ancak;
Sonuç: Dava konusu parsellerin 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit edilip -süresinde itiraza uğramadığından kesinleşen tespit tutanaklarına dayanılarak- tapu kütüğüne tescil edildiği dosyadaki tapu kayıtlarıyla diğer belgelerden anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12.maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Saptanan bu durum karşısında; taşınmazların davalılar adına tapuya tesciline dayanak oluşturan kadastro tespit tutanaklarının kesinleştiği tarihe göre Yasanın öngördüğü 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olan davanın reddi gerektiğinden, sonucu itibariyle doğru görülen yerel mahkeme kararının -gerekçesi yukarıdaki gibi değiştirilmek suretiyle- ONANMASINA, 12.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy