(4721 S. K. m. 683) (7201 S. K. m. 21, 28, Ek m. 1) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 30, 51)
Dava: Davacı Kardeşler Apartmanı Yönetimi ile davalı Osman Çilingiroğlu vs. aralarındaki eski hale getirme davasına dair İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.2.2003 günlü ve 2002/1317-2003/147 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 30.10.2003 günlü ve 2003/6653-8321 sayılı ilama karşı davalı Halim Yağcıoğlu vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davalı vekilinin Yargıtay yoluna süresinde başvurmadığı gerekçesi ile temyiz isteğinin reddine karar verilmiş ise de karar düzeltme aşamasında mahkemenin gerekçeli kararının davalı Halim Yağcıoğlu'na yöntemince uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Kararın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasında 24.3.2003 tarihinde komşusu Fuat Üzeler, Muhtar İslim Demir'e verildiği bildirilmekte ise de, komşunun Fuat Otur altta ise Fuat Üzeler yazıldığı görülmektedir. Adının tebligat parçasının üst yüzünde davalı adına çıkartılan bu şekildeki tebliğinin Tebligat Kanununun 21. tebligat tüzüğünün 28.madde hükümlerine uygun olmadığından temyiz başvurusunun yasal süre içinde olduğu anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin temyiz isteğinin reddine ilişkin 30.10.2003 gün ve 2003/6653-8321 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyada toplanan tüm bilgi ve belgeler okunup incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak yerlere el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamanın hiçbir aşamasına da bizzat veya vekili marifetiyle katılmamıştır.
Mahkemece davalının yokluğunda yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinin davalıya ulaşmadığını ve yöntemince yapılmış bir tebligat bulunmadığını ve bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dosyada bulunan tebliğ belgesi üzerinde yapılan incelemede tebligatın davalının ana gayrimenkuldeki kiracı olarak kullanımında olan bağımsız bölümdeki adresine çıkartıldığı ve tebliğ memuru tarafından tebliğ belgesinin arkasına, tebligat anında bağımsız bölümün kapalı olduğu ve nedeninin bilinmediği yazıldıktan sonra Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi hükmüne dayanılarak muhatabın komşusu Mustafa Kavur, Muhtar Fevzi Açaroğlu yine komşusu Mustafa Konur'a haber verilerek tebliğ evrakının mahalle muhtarı Fevzi Açaroğlu imzasına tebliğ edildiği yazılmakla beraber muhtarın ve komşunun imzasının alınmadığı gibi muhtarında Fevzi Açaroğlu değil tebliğ kaşesinde görüldüğü gibi islim Demir olduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri ve Tebligat Kanunu'nun Ek 1. maddesi hükmü gözetilerek ana gayrimenkulle davaya konu bağımsız bölümdeki adrese tebligat çıkartılmış olmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tüzüğün 28. maddeleri hükümleri uyarınca yapılacak tebliğlerde muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazarak altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap veya onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler o adreste oturdukları ancak tebliğin yapılacağı sırada orada bulunmadıklarının saptanması durumunda Tüzüğün 30.maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya meclis azasından birine veyahut zabıta memuru veya amirine imza karşılığında teslim edip, düzenleyeceği ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırarak durumu muhatabına duyurması için en yakın komşularından birine ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda dava dilekçesinin tebliğine dair evrakta gösterilen adreste hiç kimsenin bulunmaması üzerine, bulunmama nedeni araştırılmamış ve haberdar edilen komşunun iki ayrı kişi mi yoksa tek bir kişi mi olduğu da belli olmadığı gibi imzası da alınmamıştır. Ayrıca tebligat mazbatasında kaşe ve imzası bulunan İslim Demir'in muhtar olduğu anlaşılmasına karşın, Fevzi isimli şahsın muhtar olarak tebliğ parçasında adının bulunması nedeniyle tebliğin yöntemine uygun yapılmadığı şüphesi yarattığından tebligat geçersizdir. Tebligat Yasası'nın 32. ve Tüzüğün 51.maddelerine göre bu geçersiz tebligata muhatabın muttali olması da söz konusu değildir.
Bu durumda davalı tarafa yöntemince dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip davada savunma hakkını kullanmasına olanak tanınmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz onama harcı ile karar düzeltme red harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 18.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy