(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kat maliki ödemede geciktiği günler için gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ortak gider borcunun ödeneceği gün, yönetim planında açıkça gösterilmiş ise o günün dolmasıyla borçlu mütemerrit olur. Yönetim planında böyle bir hüküm yer almamakla birlikte borcun dayanağını oluşturan işletme projesinde veya kat malikleri kurulu kararında ödeme günü belirtilmiş ve bu nitelikteki belgeler borçluya tebliğ edilmiş ise o günden itibaren; bunlarda yoksa, hakkında icra takibi yapılmışsa ödeme emrinin, doğrudan alacak davası açılmışsa dava dilekçesinin tebliği ile borçlu mütemerrit duruma düşer. Belirtilen biçimde ortak gider borcunun tediyesinden imtina eden borçlu, bunun için geçmiş günler faizini ancak temerrüde düştüğü günden başlayarak ödemek zorundadır.
O halde mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözönünde bulundurulmak suretiyle hüküm altına alınan 1998, 1999 ve 2000 yıllarına ait ortak gider borcu ile ilgili olarak borçlu davalı kat malikine ilgili işletme projelerinin tebliğ edilip edilmediği veya herhangi bir surette haberdar olup olmadığı araştırılarak temerrüde düştüğü tarih saptanarak ona göre gecikme tazminatı hesaplanması gerekirken böyle bir saptama yapılmadan ortak gider borcunun ödenmesi gereken tarihten itibaren aylık %10 gecikme tazminatının hesaplandığı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru değildir.
Bundan ayrı;
2- Davalı cevap dilekçesine ekli olarak yönetime ait aidat makbuzları sunmuş ve ödemede bulunduğunu açıklamış olduğu halde bu hususun bilirkişi tarafından değerlendirilmemiş olması,
3- İnkar tazminatına yalnız asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken gecikme tazminatı da dahil edilen toplam miktar üzerinden hükmolunması,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine 56.650.000 TL. avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken fazla miktardan takdiri,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy