(634 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere müdahalenin men'i ve kal istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, projesinde bulunmasa dahi diğer kat maliklerinden muvafakat alınmaksızın çatı veya terasta güneş enerjisi sisteminin kurulmasına; tesisatın ait olduğu bağımsız bölüm malikinin arsa payına tekabül eden orandan fazla bir alanı kaplamaması, tekniğine uygun olarak inşa ve monte edilmiş bulunması, zarar verici durumların giderilmesi için her türlü önlemin alınması, ana binadaki bütün kat maliklerinin her birinin bu yerlerde güneş enerjisi kurmaları halinde yeterli alanın mevcut olması ve bu tesislerin ana binanın taşıyıcı sistemine zarar vermemesi, arıza olduğunda binaya ve diğer bağımsız bölümlere gelebilecek bir zararın önlenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmış olması kaydıyla izin verilmektedir. Bu şartların hatalı veya eksik yerine getirilmesi ya da bakım ve onarımın aksatılması sonucu zarar verici eksiklik veya arızanın ortaya çıkması halinde de mahkemece, bu hususta bilirkişi tarafından belirlenecek yanlışlık veya eksikliklerin giderilmesine ve gerekli önlemlerin alınmasına, karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda bilirkişinin yerinde yaptığı inceleme sonucu düzenlenen raporda, çatının güneş gören alanının, anagayrimenkuldeki bağımsız bölümlerin her biri için güneş enerjisi sisteminin kurulması için yeterli olup olmadığı, davalılarca kurulan sistemlerin tekniğine uygun yapılıp yapılmadığı, herhangi bir su sızıntısına karşı su toplama teknesi ve suların tahliyesi için su tahliye borusunun yapılarak önlem alınıp alınmadığı ve tüm bağımsız bölümler için güneş enerjisi kurulduğu takdirde binanın statiğinin olumsuz etkilenip etkilenmeyeceği araştırılıp yeterince açıklanmamıştır.
Mahkemece açıklanan bu durum gözetilerek bilirkişiye gerekirse yerinde yeniden inceleme yaptırtılarak ek rapor alınıp sonucuna göre varsa ek önlemlerin alınmasının da sağlanmasından sonra hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken bütün kat maliklerinin rızasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy