(634 S. K. Ek m. 2)
Dava dilekçesinde davalının kapıcı dairesinden tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kapıcılık sözleşmesi sona eren kapıcının kullanmakta olduğu kapıcı dairesinin boşaltılması istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı H. Y.' nin 6.11.1987 günlü konut kapıcılığı sözleşmesi ile davacının yöneticiliğini yaptığı ana taşınmazda kapıcı olarak çalışmakta iken kat maliklerince verilen yetkiye dayanılarak yönetici Ç. S. tarafından kapıcılık sözleşmesinin iptal edildiği ve durumun Ankara 44. Noterliğinin 30.10.2003 gün 18044 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kendisine bildirildiği, böylece davalının kapıcılık sözleşmesinin sona ermiş bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı kendisine noter aracılığı ile çekilen ihtarnameye verdiği yanıtta kapıcılık görevini kendisinin değil eşi G. Y.'nin yapıp yıllardır sigortasız olarak çalıştırıldığını ileri sürmüş ise de, yukarıda sözü edilen kapıcılık sözleşmesi ve diğer belgeler karşısında bu savı kabule değer nitelikte görülmemiştir. Davalı H. Y.'nin kapıcılık sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı yerde kapıcılık yapmak üzere eşi G. ile apartman yönetimi arasında yasa ve yönteme uygun bir kapıcılık sözleşmesi yapıldığı konusunda geçerli bir kanıt da bulunmamaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının ek 2. maddesine göre kat malikleri kurulu veya yönetici tarafından hizmet sözleşmesi herhangi nedenle feshedilen, böylece kapıcılık görevi sona eren kapıcı, bu görevi nedeniyle kendisine özgülenen kapıcı dairesini 15 gün içinde boşaltmak zorundadır. Süresinde kendisine hizmet gereği özgülenen konutu boşaltmayan kapıcı fuzuli şagil durumuna düştüğünden, anılan madde uyarınca mülki idari amire başvurulmadan da ortak yer niteliğindeki kapıcı dairesini boşaltması mahkemeden istenebilir.
Yukarıda açıklanan tüm nedenler birlikte değerlendirildiğinde, ana taşınmazda kapıcı iken kapıcılık sözleşmesine son verilen davalının kendisine özgülenen ve ancak istihdam edildiği süre içerisinde kullanması mümkün olan ortak yer niteliğindeki kapıcı dairesini boşaltmasına karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy