(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili karşılık davada ise bedelin indirilmesi istenilmiştir. Mahkemece artırım davasının kısmen kabulüne, indirim davasının reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi vergi beyanını değerin belirlenmesinde göz önünde tutulması gereken esaslar arasında saymıştır. Her ne kadar uygulamada vergi beyanı taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta ve genellikle olması gerekenden daha düşük değerler içermekte ise de, bu olgu dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal alınan taşınmaz için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir.
Bayır Belediye Başkanlığının 25.03.2004 gün ve 2/181 sayılı yazısında 1998 yılı itibariyle dava konusu taşınmazın Emlak Vergisi Asgari Beyan Değerinin 500.000 TL/m2, somut emsal kabul edilen 5281 parsel sayılı taşınmazın ise 600.000 TL.m2 olduğu bildirilmiş olup birinci bilirkişi kurulu dava konusu yerle emsalin eşit değerde bulunduğunu belirterek 3.150.000 TL./m2 değer saptamış ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulları ise asgari vergi beyan değerlerini dikkate almadan dava konusu taşınmazın emsalden %30, %40 değerli olduğunu belirterek sırasıyla 4.095.000 TL. ve 4.410.000 TL/m2 değere ulaşılmış ve mahkemece uzlaştırıcı nitelikteki ikinci bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuştur.
Kıymet takdir komisyonunca saptanan 2.000.000 TL/m2 ile birinci bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda belirlenen 3.150.000 TL/m2 arasında önemli oransızlık bulunmadığı ve bu raporu geçersiz kılacak bir neden de olmadığı halde 2942 Sayılı Yasanın 15.maddesinin on birinci fıkrasına aykırı biçimde yeniden keşifler yapılması ve yukarıda açıklanan nedenlerle geçersiz olan uzlaştırıcı nitelikteki ikinci bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy