(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 91)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, ortak gider borcunu ödemeyen davalının yaptığı itirazın iptaline % 40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden yargılama devam ederken 30.11.2003 günü yapılan olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısında yeni yönetimin seçildiği önceki yönetim tarafından bağımsız bölüm malikleri aleyhine açılmış olan tüm icra takibi ve davalardan rücu edilmesi, davaları takip eden avukatların azledilmesi ve yeni seçilen yönetim kuruluna gerektiğinde avukat tutmak konusunda yetki verilmesi kararlaştırılmış ve bu karar doğrultusunda davacı vekili sıfatıyla yargılamaya katılan avukat 15.12.2003 günlü dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bütün kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun kararlarına uymakla yükümlüdürler. Sözü edilen kat malikleri kurulu kararı herhangi bir şekilde mahkemece iptal edilmediğine ve kat malikleri kurulunca usulüne uygun biçimde aksi kararlaştırılmadığına göre bu karara uymak mecburiyeti vardır. O halde mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy