(1587 S. K. m. 46) (Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği m. 144, 149)
Dava: Dava dilekçesinde ve birleşen dosyaların dava dilekçelerinde; davacı, Ramazan, Mehmet Ali, Kamile ve Mehmet Şirin adlı çocuklarının olmadığını ileri sürerek bunlara ilişkin nüfus kayıtlarının iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ahmet Kandemir dava dilekçesinde ve bu dava ile birleştirilen davalara ilişkin dilekçelerde, 05.05.1980 doğumlu Ramazan, 26.11.1980 doğumlu Mehmet Ali, 26.11.1979 doğumlu Mehmet Şirin ve 22.08.1980 doğumlu Kamile adlı çocuklarının gerçekte bulunmamasına karşın, nüfus kütüğüne tescil edilmiş olduklarını ileri sürerek, bunların nüfus kayıtlarının iptalini istemiştir.
Mahkemece, kayıtlarının iptali istenilen çocuklar hakkında doğum tutanaklarının düzenlenmiş olduğu, nüfus müdürlüğünce de bu tutanaklara dayanılarak nüfusa kaydedildikleri belirtilerek, bu çocuklar gerçekte doğmamış oldukları halde nüfusa sehven kaydedilmişlerse, olmayan kişinin nüfus kaydının silinmesi işleminin nüfus müdürlüğünce yapılması gerektiği, öte yandan doğum tutanaklarının -davacının savının aksine- nüfus kayıtlarını doğruladığı ve yargılama aşamasında davacının bunların mükerrer kaydettiklerini de ileri sürmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacı, gerek dava dilekçesinde ve gerekse bu dava ile birleştirilen davalara ilişkin dilekçelerde adı geçen çocukların gerçekte doğmadıkları halde bilmediği bir nedenle nüfusa kaydedilmiş olduklarını öne sürerek, bunların mükerrer kayıtlarının iptali isteminde bulunmuştur.
Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 144. maddesinin birinci fıkrası kayıt düzeltilmesi veya değişiklik, dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine geçirilişi sırasında yapılmış bir maddi hata söz konusu değilse, mutlaka bir mahkeme kararı ile yapılır hükmünü içermektedir. Anılan Yönetmeliğin 149. maddesinde maddi hatalar açıkça tanımlanmış olup, buna göre nüfus müdürlüğünce düzeltilebilecek olan maddi hatalar, tutanak ve dayanak belgelerdeki bilgilerin aile kütüklerine geçirildiği sırada yapılan yanlışlıklar nedeniyle aile kütük kayıtları ile dayanak belgeleri arasında çıkan farklılıklardır.
Somut olayda, nüfus kayıtlarının iptali istenilenlere ilişkin olup, tescil işlemine dayanak yapılan doğum tutanaklarında yazılı bilgilerin aile kütüğüne geçirilmesinde herhangi bir maddi hata söz konusu değildir. Başka bir anlatımla nüfus kayıtları, buna dayanak gösterilen doğum tutanaklarına uygun düzenlenmiş olmakla, nüfus idaresince düzeltilmesi gereken nitelikte bir maddi (yazım) hatasından söz edilemez. Burada gerçekte var olmadığı (dünyaya gelmediği) halde doğum tutanağı düzenlenen ve buna dayanılarak nüfusa tescil edildiği ileri sürülen çocukların bu kayıtlarının iptali dava konusu edilmektedir ki; anılan yönetmelik hükmü uyarınca ve Nüfus Yasasının 46. maddesi gereğince bu davaya bakılıp, toplanan kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler özellikle kolluk araştırma tutanakları ve dinlenen tüm tanıkların anlatımları incelenip birlikte değerlendirildiğinde; nüfus kaydının iptali istenilenlerden 22.08.1980 doğumlu Kamile Kandemir'in sağ olduğu ve İzmir-Gaziemir'de oturduğu; 05.05.1980 doğumlu Ramazan, 26.11.1980 doğumlu Mehmet Ali ve 26.11.1979 doğumlu Mehmet Şirin Kandemir'in gerçekte var olmadıkları halde adlarına düzenlenmiş bulunan doğum tutanaklarına dayanılarak davacının aile nüfus kütüğüne tescil edildikleri, yine tanıkların anlatımları ile aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden davacının 22.08.1979 doğumlu ve halen sağ olan oğlu Ramazan'ın 05.05.1980 doğumlu olarak nüfusa ikinci kez yazıldığı, bu iki kaydın aynı kişiye ait olduğu, bu bağlamda davacının Mehmet ve Ali adlı çocuklarının bulunduğu, ancak Mehmet Ali ve Mehmet Şirin adındaki çocukların gerçekte var olmadığı halde nüfusa kaydedildikleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda değinilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri ile açıklanan hususlar göz önünde bulundurulduğunda 22.08.1980 doğumlu Kamile Kandemir'in nüfus kaydının iptali istemine ilişkin -birleştirilen 2001/130 esas sayılı- davanın reddine; gerçekte var olmadıkları halde her biri hakkında düzenlenmiş bulunan doğum tutanaklarına dayanılarak davacının aile nüfus kütüğüne tescil edildikleri anlaşılan 05.05.1980 doğumlu Ramazan, 26.11.1980 doğumlu Mehmet Ali ve 26.11.1979 doğumlu Mehmet Şirin Kandemir'e ilişkin nüfus kayıtlarının iptaline karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy