(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek. Av. Nükhet T. ile davacı Vek.Av.Mehmet A. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonunda düzenlenen raporlar ve dosyada toplanan diğer bilgi ve belgeler ile daha önce Dairemizce incelenen aynı yerdeki taşınmazlarla ilgili dava dosyaları içeriğinden, dava konusu edilen taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması yöntem olarak doğru ise de, bilirkişilerce düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
a- Birinci bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırılan parsel, şehrin ticari faaliyetinin yoğun olduğu bölgesinde yer alan ve 25 m2'lik ahşap bir dükkan olan taşınmaz iken, dava konusu taşınmaz merkezden uzakta bir bölgededir. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurulunun emsal seçimini isabetli yaptığından söz edilemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
b- Dava konusu taşınmazla aynı yerde bulunan ve bir kısmı sınır komşusu olan taşınmazlarla ilgili davalarda (Mahkemenin 2003/210, 211, 213 E. Dairenin 2005/953, 9811, 9812 E. sayılı) aynı değerlendirme tarihi itibariyle 8.186.680 TL/m2 ve 8.188.188 TL/m2 değerler belirlenmiş olduğu dikkate alınmadan, sözü edilen dava dosyalarına konu olan taşınmazlardan hiçbir üstün özelliği bulunmayan 25 parsel sayılı dava konusu taşınmaz için 15.000.000 TL/m2 bedel belirlenmiş olması,
c- Hükme esas alınmamış olmakla birlikte, ikinci bilirkişi kurulunun kamulaştırılan taşınmazın değeri olarak hiçbir karşılaştırma yapmadan aynı emsalin güncellenmiş değerini kabul etmiş olması,
d- Tapu kayıt maliklerinden Arif E. mirasçısı olup bu sıfatından dolayı davaya dahil edilen Vedat E.'nin adının karar başlığında gösterilmemiş olması,
2- Kamulaştırılan taşınmazın zemini üzerinde yer alan yapılar yönünden;
a- Taşınmazın zemini üzerinde yer alıp, davalılardan Hasan G.'e ait olduğunda uyuşmazlık bulunmayan ve mesken olarak kullanılan iki ayrı yapı ile kömürlüğün inşaat alanları toplamı kıymet takdir komisyonu raporunda 725.25 m2 olarak belirlenmiş iken, birinci bilirkişi kurulu raporunda 689.31 m2, ikinci bilirkişi kurulu raporunda 791.34 m2 olarak ölçülmüş, davalı Hasan'ın dava dışı olarak yaptırdığı bir ölçümde ise 1010.50 m2 inşaat alanı hesaplanmıştır. Ölçüm işleminde kullanılan yöntem veya teçhizattan veya insan hatasından kaynaklanan ve tecvizi hata olarak yorumlanarak kabul edilebilecek olan hatalardan çok daha büyük farklılıklar içeren bu değerlerden hangisinin doğru olduğu yönünde gereken araştırma yapılmadan, en az inşaat alanının belirlendiği birinci bilirkişi kurulu raporundaki değerlendirmeye göre yapı bedelinin belirlenmiş olması,
b- Bilirkişi raporlarındaki açıklamalar doğrultusunda, yapılardaki imalat eksiklikleri ile malzeme ve işçilik kalitesi unsurlarından dolayı, resmi listelerde belirlenmiş fiyatlardan en fazla %20 oranında indirim yapılabileceğinin düşünülmemiş olması,
c- Hükme esas alınmamış olmakla birlikte, ikinci bilirkişi kurulu raporunda, Bayındırlık Bakanlığı tarafından düzenlenip yayınlanan yapı yaklaşık birim maliyetleri listesindeki birim fiyatların, yapıların kanalizasyon ve içme suyu tesisatlarının değerini de kapsadığı düşünülmeden bu unsurlar için ayrıca bedel belirlenmiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy