(634 S. K. m. 18) (Gürültü Kontrol Yönetmeliği m. 1)
Dava: Dava dilekçesinde gürültü ve titreşimin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde, davalının tekstil atölyesi olarak kullandığı bağımsız bölümde tekstil makinalarının gün boyu çalışması sonucu çıkardığı gürültü ve titreşimin rahatsızlık verdiğini ve kendi işyerinde çalışamaz duruma geldiğini ileri sürerek davalının söz konusu gürültü ve titreşimi önlemesi konusunda karar verilmesini istemiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle dava öncesinde yapılan tespitle ilgili bilirkişi raporu ve yargılama sırasında yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden davalının dokuma-tekstil işlerini yaptığı bağımsız bölümdeki makinaların çıkardığı gürültünün Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin izin verdiği 70 dBA dan fazla olduğu, dolayısıyla bu gürültünün alt kattaki davacıyı ve anataşınmazdaki diğer bağımsız bölümlerde oturanları rahatsız edecek boyutlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi hükmüne göre kat malikleri bu bağlamda onların bağımsız bölümlerinde oturan kiracılar gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Yukarıda açıklandığı üzere toplanan kanıtlarla davalının işyeri olarak kullandığı bağımsız bölümdeki makinaların çalışması sırasında çıkardıkları gürültünün diğer bağımsız bölümlerde oturanlara rahatsızlık verecek boyutlarda olduğu saptandığına göre öncelikle bilirkişiden bu gürültünün Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin izin verdiği ölçünün altına çekilebilmesi için alınması gereken önlemlerin açıkça belirlenmesi konusunda ek rapor alınması ve bu önlemlerin davalı tarafça alınması suretiyle davacı tarafa verilen rahatsızlığın bu yolla önlenmesine hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy