(4721 S. K. m. 113)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mütevelli heyetinin görev ve yetkilerini düzenleyen vakıf senedinin 7. maddesinin (f) fıkrasında ve 20. maddesinde, vakıf resmi senedinde yapılması öngörülen değişiklikleri görüşüp karara bağlamanın vakıf mütevelli heyetinin görevleri arasında olduğu belirtildiğinden senette yapılacak değişiklikler ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün veya mahkemenin uyarısı üzerine senette yapılacak yeni düzenlemelerin vakıf yetkili kurulunda usulüne uygun olarak görüşülüp karara bağlanması ve alınan kararlar doğrultusunda noterde resmi düzenleme yapılması gerekir.
Somut olayda; vakıf mütevelli heyeti 24.1.2004 tarihli toplantısında gündemin 7. maddesi olarak vakıf resmi senedinin 2, 3, 6, 7, 8, 11, 13, 14, 16, 17, 18, 19, 21 ve ek geçici 2. maddelerinde değişiklik yapılmasına ve bu hususta gerekli işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine karar vermiş ise de; bu toplantıda sözü edilen vakıf senedinin ilgili maddelerinin ne şekilde değiştirildiği tutanağa geçirilmeden, Vakıflar Genel Müdürlüğünün uyarısı üzerine senette yapılan değişiklikler için mütevelli heyette usulüne uygun olarak karar alınmadan yönetim kurulunun istediği şekilde noterde yapılan resmi düzenlemenin tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; uygulamada kargaşaya ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde, vakıf senedine göre yetkili kurulda, senet değişikliğine ilişkin olarak ve değiştirilmek istenilen maddelerin teker teker görüşülüp alınacak karardan ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün veya mahkemenin uyarısı doğrultusunda senette düzenlemeye gidilecekse yine vakıf mütevelli heyetinin vakıf senedine göre usulüne uygun olarak yapacağı toplantıda karar alındıktan sonra noterde resmi düzenleme yapılıp mahkemeye sunulmak üzere davacı tarafa süre verilip ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy