(634 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde davalılar tarafından anılan tanıtım levhalarının kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, davalıların 3 ve 7 numaralı meskenleri diş hekimi muayenehanesi olarak kullanmaları nedeniyle yönetim planı hükümlerine aykırı olarak pencerelerine dışarıdan görünecek şekilde tanıtıcı levha astıkları belirtilerek bu levhaların kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu dikkate alınarak davalıların astıkları tabelaların kendi katları içinde sadece tanıtım amaçlı asıldığı, görünüşe zarar vermediği ve bina dış yüzeyi üzerinde bir tecavüz bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat maliklerinin borçlarını düzenleyen Kat Mülkiyeti Yasasının 18/1 maddesi hükmüne göre, kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentilerini ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirlerinin haklarını çiğnememek ve yönetim planına uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümlerin, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanacağı belirtilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut yönetim planının III. 1-44 maddesinde; bütün kat malikleri oybirliği ile müsaade etmedikçe binanın ön, arka ve yan cephelerine, bağımsız bölümlerinin pencere, balkon veya teraslarına dışarıdan görünen veya dışarı sarkan levha ve tabela asamazlar hükmü bulunmaktadır. Yönetim planındaki bu hüküm Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi uyarınca tüm ilgilileri bağlar. Kat maliklerinden herhangi biri yönetim planındaki bu hükme dayanarak balkonlarda mevcut, dışarıdan görünen tabelaların kaldırılmasını isteme hakkına sahiptir. Mahkemece yönetim planının söz konusu hükmüne itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy