(2942 S. K. m. 8, 10, 27) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada ise kamulaştırma bedeline faiz ve ürün zararının tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü karşı davanın ise tefriki cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı ve karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. Adil A. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. Saygın Y. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma yoluyla kurulan irtifak hakkının 2942 sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca davacı idare adına tesciline ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı idarenin dosyaya sunduğu 12.7.2004 günlü ibranamede, davalıların 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 27. maddesi hükümleri gereğince belirlenen 5.936.067.595 TL tutarındaki daimi irtifak hakkı bedelini kabul ettiklerini ve adlarına T.C.Ziraat Bankası Tarsus Şubesine yatırılmış olan bu parayı aldıklarını, geri dönüşü olmaksızın (gayri kabili rücu) davacı BOTAŞ'ı ibra ettiklerini kabul ve beyan etmişlerdir. İmzalarını taşıyan söz konusu ibranameden sonra davacı idarece tapuda ferağ vermesi için davalıya herhangi bir tebligat da yapılmadan bu dava açılmıştır. 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesinin, olayımızda kıyasen uygulanması gerekir. Anılan maddenin yedinci fıkrasına göre, sahibinden bu şekilde gerçekleştirilen bir anlaşma ile alınan irtifak hakkının bedeline karşı itiraz olunamaz. Bu durum karşısında, bedeli ödenen ve mal sahibince ibra olunan idare adına irtifak hakkının tesciline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Yukarıda açıklandığı üzere davacı idare tarafından dava açılmadan önce tapuda ferağ vermesi için davalıya herhangi bir tebligat yapılmadığı, bu durumda davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği gözetilmeden davacı idare yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Sonuç: Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 nolu bendinin tümüyle metinden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 400,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, aşağıda yazılı fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy