(2547 S. K. m. 35)
Dava: Dava dilekçesinde 20.060.850.000 TL. eğitim ve öğretim alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Üniversite davalı Mine Türktaş'ın doktora eğitimi yapmak üzere 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasasının 35. maddesi uyarınca Orta Doğu Teknik Üniversitesine kadrosunun tahsisi yapılarak atandığını, bu sırada davalılardan taahhüt ve kefalet senedi alındığını, davalı Mine Türktaş'ın görevlendirildiği Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki görevinden 26.4.2004 tarihinde istifa etmek istediğini, davacı Üniversite tarafından bu talebinin kabul edilmediğini, davalı Mine'nin görevine devam etmemesi üzerine müstafi sayılmasına karar verilerek 21.6.2004 tarihinde kadrosu ile ilişiğinin kesildiğini, doktora eğitimine başlamadan önce verilen taahhüt ve kefalet senedine göre davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, sözü edilen senet gereğince davalıya ödenen 13.373.920.000 TL'nın %50 fazlası olan 20.060.850.000 TL'nın 21.6.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir.
Mahkemece 2547 Sayılı Yasanın 35. maddesinde yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere salt Yüksek Öğretim Kurumlarında görev verilemeyeceğinin düzenlendiği ve yapılan ödemelerin geri alınacağına ilişkin bir hükmün de bulunmadığı, bu nedenle alınan taahhütnamenin ve tek taraflı olarak konulan cezai şartın da geçerli olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle davalılar tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne verilen taahhüt ve kefalet senedinin içeriğine göre; davalı Mine Türktaş taahhüdün 5. maddesinde mecburi hizmet yapacağım Kocaeli Üniversitesine dönmediğim takdirde Orta Doğu Teknik Üniversitesinde kadroya atandığım veya eğitime başladığım tarihten, fiilen ilişiğimin kesildiği tarihe kadar geçen sürede kamu personeli olarak tarafıma yapılan tüm ödemeleri yüzde elli fazlası ile nakden ve defaten veya verilen süre içinde eşit taksitlerle, yasal faizi ile birlikte ödeyeceğimi... taahhüt ederim şeklinde beyanda bulunduğu, senedi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan diğer davalılar Banu Aslan ve Halim Türktaş'ın da Mine Türktaş'ın iş bu taahhütname hükümlerinden birini ihlal ettiği takdirde ilgili makamlarca istenen meblağın 70.000.000.000 TL'ye kadar olan kısmının ödenmesini taahhüt ettikleri anlaşılmaktadır. Davalılar sözü edilen bu taahhüt ve kefalet senedinin hata, hile veya zorla kendilerine imzalatıldığını ileri sürmemişlerdir. Davalıların serbest iradeleri ile davacı Üniversiteye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan bir yasal düzenleme olmadığı gibi, Davacı Mine Türktaş Kocaeli'den Ankara'ya kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname ve kefaletname davalıları bağlar niteliktedir. Davada davacı kurum taahhütname kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemekte, bunun dışında bir istemde de bulunmamaktadır. Ortada taahhütnameyi geçersiz yapan bir durum olmadığına göre, mahkemece taahhütname kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, taahhütnamenin geçersizliğinden söz edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy