(634 S. K. m. 49)
Dava: Dava dilekçesinde kat irtifakının sona erdirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vek. Av. H.A. ile aleyhine temyiz olunan davalı ( asil ) İ. ve davalılar vekilleri Av. B.B., Av. S.S. geldiler. Gelen vekillerin ve asil 'in sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava ana taşınmaz üzerinde kurulmuş bulunan kat irtifakının sona erdirilmesi ve tapu kaydından terkiniyle taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürülmesi istemine ilişkindir.
Davanın niteliği göz önünde tutulduğunda ana taşınmazda kat irtifak hakkı sahibi olmadıkları anlaşılan Bodrum Tapu Sicil Müdürlüğü ile Bodrum Belediye Başkanlığı yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası'nın kat irtifakının sona ermesini düzenleyen 49. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu irtifakın kurulması sırasında verilen plana göre 5 yıl içinde yapı yapılmazsa, maliklerinden birinin istemi üzerine Sulh Hakiminin, gerektiğinde ilgilileri de dinleyerek duruma göre kat irtifakının sona ermesine veya belli bir süre için uzatılmasına karar vermesi gerekir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporu içeriğinden dava konusu edilen 301 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1988 yılında kat irtifakının kurulmuş olmasına karşın, bu irtifakın kurulması sırasında taşınmaz maliklerinin muvafakatının ve belediyenin onayını taşıyan mimari projeye ve vaziyet planına uygun olarak yapıların Kat Mülkiyeti Yasası'nın yukarıda değinilen 49. maddesi hükmünde öngörülen 5 yıllık süre içerisinde yapılıp tamamlanmadığı gibi mevcut yapıların da sözü edilen vaziyet planına ve projeye aykırılık oluşturduğu, plan ve projesine uygun duruma getirilmeleri konusunda ise kat irtifak hakkı sahiplerinin uzlaşmaya varamadıkları ve dolayısıyla mahkemece irtifak hakkı sahiplerine belli bir süre verilmesinin de sonucu değiştirmeyeceği, böylece anılan yasa maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kat irtifakının sona ermesine ve son fıkra uyarınca kat irtifakının tapu kütüğündeki kaydının silinmesine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00.- YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy