(2942 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Birinci bilirkişi kurulunca emsal seçilen taşınmaz dava konusu taşınmazdan ayrı bir mahallede, şehrin merkezindeki Atatürk Caddesine cepheli Adliye, Maliye ve Belediye binasına yakın bir konumda ve ticari yönden işlek bir alanda olmasına karşın dava konusu taşınmaz cadde gerisinde sokak içerisinde kalmaktadır. Dava konusu taşınmaz ile emsal iş merkezi civarında bulunmaları yönünden benzer nitelikte iseler de emsalin caddeye cepheli olması işyerlerinin yoğun olduğu taşınmazlar bakımından daha yüksek oranda bir değer kazanmasına neden olacağı nitekim dosyaya getirtilen emlak vergisine esas asgari arsa m2 değerleri arasındaki orana göre emsal taşınmazın davaya konu taşınmazdan çok daha yüksek değerde bulunduğu dikkate alınmadan cadde üzerindeki emsalin sokağa cepheli dava konusu taşınmazdan sadece %60 gibi düşük bir oranda daha değerli olarak tespit edilmiş olması,
2- İkinci bilirkişi kurulunun emsal olarak aldığı satış 34 m2 yüzölçümlü bir kagir dükkanın 1/2 payına ilişkindir. Bu tür işyeri satışlarında arsanın konumu ve üzerindeki işyerinin yapısal özelliklerinden çok, ticarethanenin faaliyet alanı, ticari itibarı, ismi, tanınmış olması gibi unsurlar değere etken olup satış değeri zeminden çok kazanç getiren ticari işletmeye yönelik olarak belirlenir. Her ne kadar zemin üzerindeki yapının değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülmüş ise de bu şekilde yapılan hesaplamada dükkanın ticari değeri yer almamış olup gerçekte bu değerin objektif ve sağlıklı bir biçimde tespitinin mümkün olmayacağı da açıktır. Öte yandan bu taşınmazın emsal alınan 1/2 pay satışı Haziran 1991 tarihinde 70.000.000 TL. bedelle yapılmış iken diğer 1/2 payının Aralık 1992 tarihinde 5.000.000 TL. bedel ile satış görmüş olması da dikkat çekici olup, emsal alınan satış işleminin özel bir amaçla (Şuf'a hakkını bertaraf etmek vb.) yapılmış olabileceği şüphesini doğurmaktadır. Nitelik ve bedel olarak uygun bir emsal olmayan bu taşınmazın somut emsal olarak seçilmiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy