(2942 S. K. m. 11, 15) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek. Av. Adil Aktay geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş bu kez dönmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Dairemizin 15.9.2003 günlü bozma kararından önce oluşturulan 1. ve 2. bilirkişi kurullarının raporlarında emsal olarak inceledikleri parsellerin somut emsal olamayacakları konusuna değinilerek mahkemece verilen kararlar bozulmuştur. Son bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında mahkemece, yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmuş ve bu kurulun vermiş olduğu rapora göre hüküm kurulmuştur. Son bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza biçilen bedel ile kıymet takdir komisyonunca saptanan bedel arasında bir mislini aşan fark (önemli oransızlık) bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 15. maddesinin onbirinci fıkrasına göre bu gibi hallerde önceki bilirkişi kurullarından, son bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen 1037 Ada 254 Parselin emsal olarak incelendiği ek raporlar alınarak ortalama değeri içeren rapor doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden tek rapor ile yetinilerek hüküm kurulması,
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen 1037 Ada 254 Parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın değerlendirme yılı (1997 yılı) itibariyle emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığından getirtilip, raporun denetlenmemiş olması,
Kabule göre;
3- Dava kamulaştırma bedelinin arttırılması davası olduğuna göre kendilerini vekil ile temsil ettiren taraflar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 400,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy