(2942 S. K. m. 10, 11) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
1- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve kg. başına ortalama satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki tarım müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verilerinin esas alınması gerekir. Dosyanın incelenmesinde hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, İzmir İl Tarım Müdürlüğünün 2002 yılı verilerine göre belirlenen değere Toptan Eşya Fiyat Endeksi uygulanmak suretiyle 2003 yılı değerlerine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Değerlendirme tarihi olan 2003 yılına ait resmi verim maliyetlerine ait çizelgelerin karar tarihinde hazırlanmış olması gerektiğinden Dikili İlçe Tarım Müdürlüğünden 2003 yılına ait resmi veriler getirtilerek ek rapor alınması gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- 2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi hükmüne göre mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin yargılama sırasında verilecek bir ara kararı ile taşınmaz mal sahibi adına bankaya yatırtılması ve yatırıldığına dair makbuzun dosyaya ibraz edilmesinden sonra nihai karar olarak taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tespit edilen bedel idarece bankaya yatırılıp makbuzu ibraz edilmeden, nihai kararla birlikte bedelin 30 günlük süre içinde yatırılmasına karar verilmiş olması,
3- Kamulaştırma evrakında ve dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 904 m2'sinden irtifak geçirildiği belirtilmesine rağmen taşınmazın 984 m2'lik bölümündeki irtifak hakkının tesciline karar verilmiş olması,
4- Davanın niteliği gereği kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı idare yararına maktu tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy