(2942 S. K. m. 10, 11) (1086 S. K. m. 284, 427)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 S. Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili ve karşı dava dilekçesi ile 200.000.000TL'nın faizi ile tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili ile bir kısım davalı vekili tarafından kanuni süresi içerisinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin edilen günde temyiz edenlerden davacı vekili Av. Saygın Yazıcıoğlu ile davalı vekili Av. Adil Aktay geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Karşı dava yönünden davalı tarafça temyize konu edilen miktar 1090 YTL'sını geçmemektedir.
HUMK. nun 5219 s. kanun ile değişik 427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miktar veya değeri 1090 YTL'yı geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar itibarıyla bir kısım davalı vekilinin karşı dava yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verildi.
Asıl dava yönünden ise;
Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
2942 S. Kanunun 4650 S. Kanun ile değişik 11. maddesinin l. fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulları, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak tüm nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında ise bilirkişi kurullarınca -taşınmazın sulu ya da kuru niteliğine göre- münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını içeren veri cetvelleri İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip, değerlendirmenin bu verilere uygun şekilde yapılması ilkesi benimsenmiştir.
Mahkemece, yukarda açıklanan Kanun maddesi ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, öncelikle bilirkişi kurulunca münavebeye alınmış bulunan ürünlerin değerlendirme tarihi (2005 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını gösteren veri cetvellerinin İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi kurulu raporunun bu verilere uygunluğunun denetlenmesi bu resmi verilere uygun düşmeyen hususların varlığının saptanması durumunda bunun giderilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerekirken 2004 yılı verilerine göre ve 2004 yılı ürün fiyatlarına %10 ilave edilerek 2005 yılı değerlerine ulaşan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarda belirtildiği biçimde İl Tarım Müdürlüğünden 2005 yılına ilişkin resmi veri cetveli getirtilerek bilirkişi kurulundan bu verilere uygunluk sağlayan ek rapor alınmalı ve kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istem halinde temyiz edenlere iadesine, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy