(4721 S. K. m. 83/2)
Dava dilekçesinde vakıf yönetim kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Vakıf senedinin 25. maddesinin (i) fıkrasında, vakıftan üye çıkarılmasına yönetim kurulunca karar verileceği belirtilmiş, 14. maddede vakfın en yetkili organının genel kurul olduğu hükme bağlanmıştır.
Genel kurulu bulunan vakıflarda, yönetim kurulunun verdiği kararlar aleyhine doğrudan yargı yoluna başvurulamaz.
Somut olayda yönetim kurulunun vakıf üyeliğinden çıkarma kararına karşı vakıf genel kuruluna başvurmadan (vakıflarda da kıyasen uygulanan 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 83. maddesinin 2. fıkrası uyarınca) yani iç denetim yolları tüketilmeden mahkemeden yönetim kurulunun aldığı kararın iptalinin istenmesi yerinde değildir.
Sonuç: Bu nedenle mahkemece, iç denetim yollarını tüketmeyen davacının davasının bu nedenle reddi gerekirken işin esasına girilerek vakıf senedindeki hükmün gereğini yerine getirmediği gerekçesi ile davanın esastan reddi doğru değil ise de sonucu bakımından doğru olan kararın bu gerekçe ile reddinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün ONANMASINA, onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy