18. Hukuk Dairesi 2007/6763 E., 2007/9481 K. DEVİR VE TEMLİK ELATMANIN ÖNLENMESİ
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 186 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde ortak alanlara elatmanın önlenmesi, projeye aykırı her türlü yapıların kaldırılması ve projeye uygun hale getirilmesi ile fazlası saklı kalmak kaydıyla 100.000.000 TL zarar bedelinin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm dava dışı yeni malik vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, dava konusu anataşınmazda davalıların kendi bağımsız bölümlerinde ve ortak alanlarda, Kat Mülkiyeti Yasasına ve mimari projeye aykırı tadilatlar yaptığını, bunların kaldırılarak mimari projeye uygun hale getirilmesini, tecavüzlerin önlenmesini, zararın tazminine karar verilmesini istemiş, mahkemece taşınmazın davacıya ait tapularının yargılama sırasında el değiştirdiğinden davacının sıfatı kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı Zekeriya in anataşınmazın 45, 46, 47 ve 48 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğu, yargılama devam ederken 30.12.2005 tarihinde A…
….Balıkevi Turizm Gıda Taş.İnş.San. ve Tic.A.Ş.ye devredildiği, davacı vekili tarafından mahkemeye 30.11.2006 tarihli dilekçe verilerek yeni malikin vekaletnamesini sunarak davacı sıfatıyla davaya kabul edilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 186. maddesi davanın açılmasından sonra dava konusunun gerek davacı gerek davalı tarafından üçüncü kişiye devir ve temlik edilmesi halinde yapılacak usul işlemini düzenlemiştir.
Somut olayda dava konusunun davacı tarafından temliki sözkonusudur. Yargıtay'ın yıllardan beri kökleşmiş ve kurallaşmış uygulamalarında davacının dava konusunun temliki halinde devralan kişinin davalının onayına gerek olmaksızın davacının yerine geçip, onun hak ve yetkilerini kullanacağını açıkça vurgulamıştır. Mahkeme dava konusunun bir başkasına temliki halinde bunu kendiliğinden gözetmek ve işlem yapmak durumundadır. O halde yasanın açık hükmüne karşın davaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy