(5490 S. K. m. 36)
Dava: Davada, davalı Nuray'ın davacı Sakine ve ölü eşi Mazhar'ın çocuğu olmadığını bildirerek gerçek anne ve babası Şükriye ile Ethem hanesine kaydedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nuray vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dava dilekçesinde dosyadaki nüfus kayıt tablosuna göre nüfusta davacı Sakine ile ölü eşi Mazhar çocuğu olarak nüfusa kayıtlı bulunan Nuray'ın davacıların hanesindeki nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan Ethem ve Şükriye nüfusuna kaydedilmesi istenilmiştir. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 09.09.2004 tarihli raporda Sakine'nin Nuray'ın annesi olamayacağı Şükriyenin %99,99 ihtimalle Nuray Aktaş'ın annesi olabileceği, Yine Adli Tıp Kurumundan alınan 17.06.2005 tarihli raporda ise Mazhar'ın Nuray'ın babası olamayacağı, Ethem'in %99,99 ihtimalle Nuray'ın babası olabileceği belirlenmiştir.
Mahkemece mevcut kayıt iptal edilerek Ethem ve Şükriye kızı olarak ölü Ethem'in nüfusuna kaydedilmesine karar verilen Nuray'ın 23.07.1967 doğumlu olarak nüfusa kaydının yazılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki nüfus kaydının incelenmesinde Adli Tıp Kurumu raporuna göre baba olarak tespit edilen Ethem'in 25.5.1960 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bir kişinin ölümünden çok sonra çocuğunun olması yaşamın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar kamu düzeniyle yakından ilgili bulunduğundan hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği kanıtlar esas alınıp öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek durumundadır. Şu kadar ki belgelere dayalı nüfus kayıtlarının aksi somut ve kesin delillerle kanıtlanmadan bunlarda değişiklik yapılamaz. Nüfus kaydında Ethem'in ölüm tarihi ve Nuray'ın doğum tarihinin kesin delillerle saptanıp bu çelişki giderildikten sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Nüfus Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Memurunun hazır bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus idaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,
3- Ethem kızı Hayriye'nin mirasçılarını gösterir biçimde vukuatlı nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy