18. Hukuk Dairesi 2008/4742 E., 2008/13076 K. TALEPLE BAĞLILIK VAKIF MÜTEVELLİ HEYETİ ÜYELİĞİNİN SONA ERDİRİLMESİ
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 112 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 74 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde, mütevelli heyet kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin du-ruşmalı olarak yapılması bir kısım davalılar tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Davada, vakıf mütevelli heyetinin 21.11.2005 günlü toplantısında davacı Hüma'nın mütevelli heyet üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kararın iptali istenilmiştir.
Mahkemece, Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 24/son maddesine göre 'Vakıf idarecileri, Vakıflar Genel Mü-dürlüğü/nün yapacağı başvuru üzerine yetkili Asliye Mahkemesince duruşma yapılarak görevden alınır." hükmü uyarınca, mütevelli heyetin yine bir seçilmiş
mütevelli üyeyi görevden uzaklaştırma yetkisinin olmadığı ve bu nedenle alınan kararın usulüne uygun bulunduğu gerekçesi ile 21.11.2005 tarihli mütevelli heyet kararının iptaline hükmedilmiştir.
Davanın yukarıda özetlenen niteliği gözönünde tutulduğunda, iptali istenilen mütevelli heyet kararında üyeliğine son verilen davacı Hüma'nın vakfın yönetim kurulu üyesi değil, seçilmiş mütevelli heyet üyesi olduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 112. maddesi ile Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 23. ve 24. maddeleri, vakıf yönetiminin değiştirilmesi ile ilgili kuralları düzenlemektedir. Davacı Hüma vakıf yönetiminde olmadığına göre, hakkında sözü edilen Yasa ve Tüzük maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Bu nedenle mahkemenin anılan Tüzüğün 24. maddesine dayanarak, davacının mütevelli heyet üyeliğinden çıkarılması konusunda vakıf mütevelli heyetinin yetkili olmadığı gerekçesi ile kararın iptaline hükmedilmesi isabetli değildir. Kaldı ki, davada salt Hüma'nın mütevelli heyet üyeliğinden çıkarılması ile ilgili kısmın iptali istenilmiş iken, böyle bir aynm yapmadan HUMK'nın 74. maddesine aykırı biçimde istem de aşılarak 21.11.2005 tarihli mütevelli heyet kararının tümden iptali yolunda hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, İstanbul Çocukları Vakfı Senedinde ve Türk Medeni Kanunu'nun vakıflarla ilgili maddelerinde, mütevelli heyet üyesinin görevden alınması (mütevelli heyet üyeliğinin sona erdirilmesi) konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Anayasa'nın 33. maddesinin yollaması ile Türk Medeni Kanunu'nun derneklerle ilgili maddeleri gözönünde tutulduğunda ise, mütevelli heyetin (genel kurulun) seçtiği bir mütevelli heyet üyesini haklı nedenlerin varlığı halinde yöntemince yapacağı toplantıda alacağı bir kararla mütevelli heyet üyeliğine son verebilir. Bu durumda mahkemece, davacı Hüma'nın mütevelli heyet karan ile görevden alınmasını haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı üzerinde durularak, dosyada toplanan kanıtlar çerçevesinde oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde gö-rülmeyen gerekçe ile 21.11.2005 tarihli mütevelli heyet karannın iptaline hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy