(5490 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında 1992 doğumlu H. H.'ın kendi kızı olduğunu ileri sürerek, nüfus kütüğünde S. olan anne adının E. olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Karar: Davacı dava dilekçesinde, Ş. H.'ın nüfus kütüğüne anne adı S. olarak kayıtlı bulunan H. H.'ın Ş. ile olan evlilik dışı ilişkisinden doğan kızı olduğunu ileri sürerek H.'nin nüfus kaydında S. olan anne adının E. olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece 1992 doğumlu H. H.'ın davacının 30.05.1995 yılında boşandığı A. B.'la olan evliliğinin içerisinde kalıyor olması sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme ist E. ait davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Somut olayda mahkemece H. H.'ın babası Ş.'in nüfus kütüğüne kayıtlı olduğu ve babasının kimliği ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığı dikkate alınıp, H. H.'ın annesi ile ilgili iddia yönünden DNA testi yaptırılması, alınacak rapor da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince bozulmasına, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy