(5490 S. K. m. 35, 36)
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde, S. S. K.'nun davacıların çocuğu olmadığını ileri sürerek, davacıların nüfus kütüğünden kaydının silinmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi konu itibarıyla reddedildikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde müvekkillerinin kızı olarak kayıtlı bulunan davalı S. S. K.'nun gerçek anne ve babasının V. K. ve A. O. K. olduğunu ve onların nüfus kütüğüne de N. adı ile kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek S. S. K.'nun kaydının iptalini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ait davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerekirken salt tanık beyanları ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy