(2942 S. K. m. 20, 27)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 20. maddesi uyarınca tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, mülkiyeti dava dışı kişilere ilişkin olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın davacı tarafından kiracı olarak kullanıldığı ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğu, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine dayalı olarak yapılan tesbit işleminde dikkate alınmayan buğday ürününe itiraz üzerine davalı idarece ürüne verilen zarar karşılığında 1.397,40 TL. ödenmesine karar verildiği, bu paranın fazlaya ait haklar saklı tutularak tahsil edildiği ileri sürülmüş ve anılan kanunun 20. maddesine dayalı olarak ürün kaybından kaynaklanan zararın tazmini istenilmiştir.
Çoğulhan köyü 769 parsel s. taşınmazın dava dışı kişilere ilişkin olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığı, kanunun 27. maddesi uyarınca 12.11.2007 gününde yapılan tespiti takiben buğday ekili taşınmaza el konulduğu ve davacıya ürün zararı karşılığında 1.397,40 TL. ödeme yapıldığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
Kamulaştırma Kanununun 20. maddesinin son fıkrasında ekili arazilerin boşaltılmasının hasat sonuna bırakılacağı, hasat sonuna bırakılması mümkün olmayan hallerde ise ekin bedelinin tazmini suretiyle taşınmazın boşaltılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında zararın tazmin yükümlülüğü kapsamı içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Kanunun 20. maddesinde hükme bağlanmış olan tazmin yükümlülüğü, ekili taşınmazın hasat zamanı beklenmeden boşaltılması gereken hallerde, boşaltma gününde gerçekleşmiş olan zarar miktarıyla sınırlıdır. Başka bir anlatımla kamulaştıran idarenin hasat zamanını beklemeden el attığı taşınmazda ekili olan ürün için ödeyeceği tazminat, boşaltma gününe kadar fiilen yapılmış olan harcamalardan ibarettir. Ekili ürünün hasat sonunda getireceği net gelir, henüz gerçekleşmeyen, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne oranda gerçekleşeceği de bilinmeyen bir gelir olup, böyle bir gelirden yoksun kalındığından dolayı tazminat istenilmesi mümkün değildir.
Bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede buğday ürününün mutat ekim gününden el atma gününe kadar davacı tarafından yapılan harcamaların -kira bedeli olarak ödenmiş olan miktar dahi mal sahiplerinden geri istenebileceğinden masraf kalemi olarak değerlendirilemez- miktarı belirlenmeli ve davacıya yapılmış olan ödeme de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy