(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istemi miktar yönünden reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; anataşınmazın davalının ödemediği ortak gider avanslarıyla yakıt ve onarım giderinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, mahkemece salt yakıt giderleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacının diğer talepleri yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
1- Dosya içindeki bilgi ve belgelerle dosyaya getirtilen tapu kayıt örneklerine göre; davalının, 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerde malik (paydaş) olduğu halde, icra takibinin ve davanın hangi bağımsız bölüm hakkında olduğu anlaşılamamaktadır. Bu husus davacı tarafa açıklattırılmalı ve araştırma yapılacak açıklama doğrultusunda tamamlanmalıdır. Ayrıca; davaya konu kat irtifaklı anataşınmazın onaylı mimari projesi ilgili belediye başkanlığından getirtilmeli ve uzman bilirkişi tarafından yerinde uygulanarak yapının ısıtma sisteminin ferdi veya müşterek olup olmadığı belirlenmeli, yapı ferdi ısıtmalı olarak projelendirilmiş ise proje tadilatı yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın fiilen merkezi kalorifer tesisi yapılmış olup olmadığı, yapılmış ise davalıya ait bağımsız bölümlerin (yukarıdaki açıklama doğrultusunda, takip ve davaya konu edilen bağımsız bölüm) bu sistemden yararlanıp yararlanmadığı saptanmalıdır. Kalorifer tesisinin projesiz olarak yapılmış olduğunun saptanması durumunda kat malikleri kurulu kararları ve ilgili diğer belgeler incelenerek davalı kat malikinin yapım aşamasında buna onay verip vermediği belirlenmelidir. Bu bağlamda, davalının projeye aykırı da olsa yapılmış olan ve çalıştırılan bir kalorifer tesisinin giderlerinden sorumlu olmaması ancak bu yönde alınmış bir kat malikleri kurulu kararının varlığıyla veya yapım aşamasında onun bağımsız bölümlerinin tesis kapsamı dışında bırakılmasıyla mümkündür. Kalorifer tesisinin tüm bağımsız bölümleri kapsar şekilde yapılmış olması halinde, tesisin davalıya ait bağımsız bölümlerde tamamlanmamış veya sonradan kapatılıp iptal edilmiş olması onu giderlere katılma yükümlülüğünden kurtarmayacaktır.
Öte yandan, Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz hükmünü içermekte olup, davalının kendi iradesi ile söz konusu hizmetlerden yararlanmamış olması bu hizmetler için yapılan harcamalardan payına düşeni ödemesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Mahkemece, yukarda açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılmadan, eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi,
2- Davacı dava dilekçesinde ayrıca ortak gider aidatı tutarıyla çatı izolasyonu bedeline davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına da hükmedilmesini istemiş olduğu halde anılan konularda herhangi bir karar verilmemiş olması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy