MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı; 04-05 Ağustos 2007, 12 Temmuz 2008 ve 08 Ağustos 2009 günlü kat malikleri kurulu toplantılarının usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek , bu toplantılarda alınan kararların iptalini istemiş; mahkemece, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 33. maddesinde belirtilen bir ve altı aylık hak düşürücü süreler içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 5711 sayılı Yasa ile değişik 33. maddesinde; "Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir" hükmüne yer verilmiştir.
5711 sayılı Yasa’da, bu yasanın yürürlüğe girdiği 28.11.2007 tarihinden önce alınmış kat malikleri kurulu kararları hakkında hangi sürede dava açılabileceğine dair bir hükme yer verilmediği gibi aksine bir yasal düzenleme bulunmadığı takdirde her hukuki olayın meydana geldiği tarihte yürürlükteki yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden maddede sözü edilen sürelerin yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra alınmış olan kat malikleri kurulu kararlarına karşı açılan davalarda uygulama imkanı vardır. Bu sebeple; mahkemece, dava konusu edilen 04-05 Ağustos 2007 tarihli kat malikleri kurulu kararı için tüm deliller toplanarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle bu kararlara ilişkin davanın da reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy