(2942 S. K. m. 11) (492 S. K. m. 13) (5018 S. K. 1 SAYILI CETVEL) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve asli müdahil vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında; tarım arazilerindeki değerlendirmenin taşınmazın yer aldığı ilçede ekilmesi mutad olan ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarının -doğru istatistiki bilgilere dayandığı bilinen- İlçe Tarım Müdürlüğü'nden getirtilmesini ve raporların buna göre düzenlenmesini öngörmektedir. Münavebeye alınan ürünlerde ise, herhangi bir işlemden geçirilmeden tarlada elde edildiği haliyle satışından sağlanacak gelir esas alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Durum böyleyken hükme esas alınan ek bilirkişi kurulu raporunda, münavebeye alınan şeker pancarı için ilçe Tarım Müdürlüğü'nden bildirilen toptan satış fiyatı uygulandığı halde, fabrikada işlenmesinden sonra elde edilecek pancar posasının da gelir kapsamına alınarak yüksek gelir belirlenmesi ve dolayısıyla taşınmaza fazla bedel biçilmiş olması,
2- Bilirkişi Kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazda kesim çağına gelmiş 1 adet kavak ağacı bulunmaktadır. Kesim çağına gelmiş olan bu ağaç zaten davalı tarafından kesilip nakledileceğinden ve ayrıca bu ağacın enkaz değeri nihai net üretim gelirine eşit olduğundan zemine artı değer katkıları yoktur. Bu nedenle sözü edilen kavak ağacına herhangi bir değer verilmesinin söz konusu olamayacağı gözetilmeden kesim ve nakliye değeri adı altında (mütemmim cüz) bir değer takdir edilerek zemin değerine eklenmesi,
3- 10.12.2003 tarih ve 5018 Sayılı Yasaya 5436 Sayılı Yasa ile eklenen (1) sayılı cetvelin 40. sırasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında gösterilmiş olup, bu yasal düzenleme 5436 Sayılı Yasanın 18. maddesinin (f) bendi uyarınca 01.01.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, genel bütçe kapsamında kalan Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü'nün 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 13/J maddesi hükmüne göre (1) sayılı tarifedeki yargı harçlarından müstesna tutulduğu gözetilmeden karar harcının alınmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy