(634 S. K. m. 46) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
1-) Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen Doğanbey Mah. 4443 ada 13 parsel sayılı taşınmazın üzerinde tapu kaydına göre ev bulunmakta olup, evin satış tarihindeki nitelikleri belirlenip o tarihteki Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki sınıfına göre değeri bulunup (yıpranma payı düşüldükten sonra) bu değerin toplam satış değerinden indirimi yapılarak somut emsalin m2 satış değerinin belirlenmesi gerekirken emlak vergi beyannamesinin arsa olarak verildiği gerekçesiyle satış bedelinin yalnızca zemine ait olduğunun kabulüyle emsal m2 değerlerinin hesaplanması,
2-) Dava konusu taşınmaz, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anataşınmazda bağımsız bölümdür. Kat irtifaklı bağımsız bölümlerin değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bulunur. Yapının tamamı için Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının h bendi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyetleri hesaplarını gösteren listelere göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilir. Bundan sonra zemine yapı değerleri toplanıp kamulaştırmaya konu edilen bağımsız bölümün tapu kaydında yazılı olan arsa payına oranlanmasıyla o bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli tespit edilir. Bilirkişi kurulunca bu esaslara uygun değerlendirme yapılmadan ve sözü edilen listede belirtilen bu m2 değerlerin yayınlandığı takvim yılının tamamında uygulanması gerektiği dikkate alınmaksızın birim fiyata % 4 oranında ekleme yapılarak yüksek değer belirlenmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 01.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy