MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, menfi tespit ile borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödediği miktarın faizi ve %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının maliki olduğu bağımsız bölümünden, alt katta bulunan davalının bağımsız bölümüne akan su nedeniyle hasar meydana geldiğini, davalının bu hasarın tazmini için tespit yaptırdığını ve davacıdan bu bedelin tahsili için icra yoluna başvurduğunu, icra takibinin de kesinleştiğini, ancak davalının bağımsız bölümünde oluşan hasarın icra yoluyla istenen bedelden daha az olduğunu bildirerek, davacının toplam 4.849 TL borcu olduğunun tespitini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; bilirkişi raporunda davalının bağımsız bölümündeki hasar ve yapılması gereken işler ile bedelleri belirlenirken KDV dahil birim fiyatlarına göre hesaplama yapılmış olduğu halde mahkemece bu durum dikkate alınmadan %18 KDV ilave edilmek suretiyle hesaplama yapılarak belirlenen bedele göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.