MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davacının apartmanın ortak alanında yaptığı düzenlemelerin değiştirilmemesi yönünde karar alınması apartmanda yönetim oluşturulması, davalıların beslediği hayvanların tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, kat irtifaklı anayapının ortak alanı olan bahçede bazı düzenlemeler yaptığını, bunun üzerine davalıların kendisine ihtarname gönderdiğini belirterek davalıların ihtarnamelerinin haksız olduğuna, apartmanda yönetim teşkil edilmesine, ortak alanda payına düşen yerin belirlenmesine, yaptığı düzenlemelerin maliyetinin tespitine, davalıların apartmanda besledikleri hayvanların tahliyesine, davalıların şikayet hakkını kötüye kullandıklarının kabulüne, davalıların gönderdikleri ihtarnameyle kendisinin ve aile bireylerinin psikolojik dengesinin bozulduğunun kabulüne, davalıların kat maliki olup olmadığının araştırılmasına ve bahçede yaptığı düzenlemelerin dava sonuna kadar değiştirilmemesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile bahçe düzenlemelerinin faydalı işlerden olduğunun ve ruhsat projesine aykırılık teşkil etmediğinin tespitine ve sair tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı, davalılardan ... ve ...’nun apartmanda köpek ve kedi beslediğini belirterek bunların tahliyesini talep ettiği halde bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan gerekçesi de gösterilmeden bu istemin de reddine karar verilmesi,
2-Eda davasına konu olabilecek hususlarda tespit kararı verilemeyeceği dikkate alınmadan davacının bahçede yaptığı düzenlemelerin faydalı olduğunun ve projeye aykırılık teşkil etmediğinin tespiti yönünde hüküm kurulması,
3-Yargılama sırasında davalılardan her biri kendisini ayrı vekillerle temsil ettirdiği halde davalıların hepsi için tek vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.