MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalı tarafça anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı yapılan el atmaların önlenerek eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların anataşınmazın lokanta olarak kullanılan 8 numaralı bağımsız bölümünde havalandırma bacası yapmak, pencere ebatlarını büyütmek, sığınağı mutfağa çevirmek, perde duvarını delmek, izolasyonu sökmek gibi anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı değişiklikler yaptığını belirterek eski hale getirilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.02.2007 ve 24.09.2007 tarihli raporlar dikkate alınarak davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’ine karar verilmiştir.
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 12.02.2007 ve 24.09.2007 günlü bilirkişi rapor ve ek raporunda, dava konusu taşınmazda projeye aykırı olarak yapılan değişikliklerin neler olduğunun ayrı ayrı gösterilmediği gibi krokiye de bağlanmamış olmakla hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçları hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hüküm yasaya infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla konulmuştur. Mahkemece yasanın bu hükmü de göz önüne alınarak anataşınmazın geçerli olan Belediye İmar Müdürlüğündeki onaylı mimari projesi yerinde uygulatılarak, projeye aykırı olan hususlar tek tek belirlenip aykırılıkların eski hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini de açıklayan, krokili ek bilirkişi raporu alınması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, infazda duraksamaya yol açacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.