MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kaydında "..." olan anne adının iptali ile gerçek annesi olan "...", yine baba bir anne ayrı kardeşleri ... ve ... ...'ın ise "..." olan anne adlarının iptali ile gerçek anneleri olan "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı ...'ın anne adının düzeltilmesine, ... ve ... ...'ın anne adının düzeltilmesi talebinin davacının bu davayı açmakta sıfatı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
1-Dava dilekçesi içeriğine göre dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davacının kaydı istem gibi düzeltildiğinde ...'nin mirasçısı durumuna gelecektir. Dolayısıyla mevcut kayıtta ...'nin çocukları olmadığı halde onun mirasçıları durumunda bulunduğu ileri sürülen ... ve ...'in ... olan anne adlarının iptali ile ... olarak düzeltilmesinde davacının hukuki yararı bulunmaktadır ve davacının bu davada aktif dava ehliyeti de mevcuttur. Bu durum dikkate alınmadan davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi,
2- Davacının annesi ... ve ...'in annesi olacak ... 'ün yöntemince davaya dahil edilmesi yerine tanık sıfatı ile dinlenmesi ile yetinilmesi,
3- Annesinin adının düzeltilmesi istenen ... nüfus kayıtlarında ölü olup, dosyada mevcut belgelerde mirasçıları tespit edilememektedir. Varsa veraset ilamı, yoksa mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları getirtilerek, davaya katılmayan mirasçılarının varlığı halinde bu kişiler davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi,
Kabule göre de;
4-Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda salt taraf beyanları, tanık anlatımı ve kolluk tarafından düzenlenen tutanak ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.