MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 04.03.2011 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının 11. maddesindeki kararın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde; 04.03.2011 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında, işyeri olarak faaliyette bulunan bağımsız bölümlerin aidatlarının diğer bağımsız bölümlerin aidatlarına oranla üç misli (165 TL) olarak alınmasına ilişkin 11 sıra nolu kararın iptaline karar verilmesi istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 5711 Sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça; kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak, anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür. Anataşınmazın yönetim planının 9. maddesinde ise, kat maliklerinden her birinin, anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı ve kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ücretleri gibi diğer giderler ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılması öngörülmüştür. Buna göre yönetim planında ortak giderlerden sorumluluk düzenlenmiş olup, yönetim planı hükümlerine aykırı olarak ve bir kısım kat maliklerinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde, işyeri olarak kullanılan bağımsız bölümlerden diğer bağımsız bölümlerin aidatlarının 3 misli oranında aidat alınmasına ilişkin kararın iptali gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.