MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarında "..." olan anne adının "..." olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, nüfus kayıtlarındaki anne adının değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ...’e çıkartılan dava dilekçesi tebligatı usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği halde bu tebligat geçerli sayılarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın 27. (1086 sayılı HUMK.73) maddesine göre; Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermekle, hakim taraflara bu hakkı yasal şekillere uygun olarak vermedikçe kararını veremez. Yasanın bu açık hükmüne aykırı olarak ve mahkemece kendisine yöntemince tebligat yapılmayarak savunma hakkı kısıtlanmış olan davacıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilip, ortaya koyacağı deliller toplanıp savunması çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davacının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.