MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, site aidatı ve bahçıvan ücreti için yürütülen icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 1.200 TL aidat alacağı ile 850 TL bahçıvan ücreti olmak üzere toplam 2.050 TL alacağın tahsili için icra takibinde bulunulduğu, icra müdürlüğünde bulunan nüshasının da aynı şekilde düzenlendiği, ancak davalıya gönderilen ödeme emrinde 850 TL bahçıvan ücretinin işlemiş faiz olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. İcra ve İflas Yasası'nın 60. maddesinin son fıkrasına göre nüshalar arasında fark bulunduğu taktirde borçludaki muteber sayılır.
Davalı, kendisine gönderilen ödeme emrindeki borca itiraz etmiş olup, şikayet yoluyla icra tetkik mercii hakimliğinden ödeme emrinin düzenlenmesindeki usulsüzlük nedeniyle ödeme emrinin iptali için herhangi bir başvuruda bulunmadığı da dikkate alınarak borçluya gönderilen ödeme emri esas alınmak suretiyle tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.