(634 S. K. m. 20, 35)
Dava: Dava dilekçesinde, terasın izolasyonunun sağlanması, davacının uğradığı zararın giderilmesi için gerekli masrafların davalılardan arsa payları oranında alınması ve davalılardan A. Ç.'e ait güneş enerjisi sisteminin terastan kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili ile davalılardan A. Ç. ve N. A. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (d) bendi uyarınca yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak, mahkemece terasın izolasyonu için bilirkişinin saptadığı onarım maliyetinin kat maliklerinden avans niteliğinde olarak Yasanın 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle onarımı yapması hususunda öncelikle yöneticiyi görevlendirmesi, yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacının yetkili kılınması gerektiği düşünülmeden saptanan onarım maliyetinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olması,
2- Dosyanın incelenmesinden, yargılamanın devamı sırasında davalılardan N. A.'ın taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümünü 22.05.2009 tarihinde dava dışı A. A.'a satıp devrettiği anlaşılmaktadır. Yargılama sonunda verilen karar onun da hukukunu etkileyeceğinden yeni malik A. A.'un davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Kabule göre dosya içinde bulunan mirasçılık belgelerine göre davalılardan İ. T. ve N. E.'in ölü oldukları, mirasçılarının katılımlarının sağlandığı da gözetilerek mirasçıları hakkında hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yukarıda adı geçen ölü kişiler hakkında hüküm kurularak teras izolasyon bedelinden sorumlu tutulmalarına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy