(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Kamulaştırma Yasası'nın 15. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bilirkişi kurulunun davaya konu taşınmazın vasfına göre üçü odalar ikisi idare kurulu listesinden seçilecek beş üyeden oluşturulması gerektiği dikkate alınmadan, kamulaştırma bedelinin toplam dört üyeden oluşturulan kurulun raporuna göre tespit edilmesi,
2-) Mahkemece, davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını gösteren 11. maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra davaya konu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile davaya konu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Emsal kayıtlar Tapu Müdürlüğünden getirtildikten sonra bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptanmalıdır. İncelenen emsal imar parseli olup da davaya konu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, davaya konu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Yasasının 18. maddesinin 2. fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
2942 Sayılı Kanunun 4650 Sayılı Kanun ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de davaya konu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında göz önünde tutulması gerekir. Buna göre davaya konu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin ilgili Belediye Başkanlığından 2009 yılı itibarıyla getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir.
Mahkemece, Uşak İlinde emsal taşınmazlara ait satış kaydı bulunması güçlüğünden bahsetmenin mümkün olmadığı gözetilmeden ve emsal incelemesi yapılmadan Uşak Emlak Piyasası rayiçleri üzerinden davaya konu taşınmaza 10 TL/m2 değer belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3-) Dava dilekçesinde D. Ö. davalı olarak gösterilmiş ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş olduğu halde yargılama sırasında dosyaya sunulan veraset ilamına göre tapu maliki İ. Ö.'ın mirasçısı olmadığı anlaşılarak gerekçeli kararın karar başlık kısmında gösterilmemesi ve hakkında mahkemece bir hüküm kurulmamış olması,
4-) Davacı Üniversite Rektörlüğü harçtan muaf olduğu halde karar verilen harçtan sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy