(2942 S. K. m. 11, 29) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan S. K. tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1- H.U.M.K.nun 388. maddesi hükmü uyarınca kararda istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesi gerekirken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında tespit edilen kamulaştırma bedeli gösterilmeksizin, kamulaştırma bedelinin davalı S. K. ödenmesine şeklinde hüküm kurulması,
2- Davacı idare vekille temsil edildiği halde davanın niteliğine göre davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
3- Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Kanun ile değişik 29. maddesi hükmü gereğince yargılama harçları da dahil olmak üzere tüm yargılama giderlerinden davacı sorumlu olduğu halde bakiye karar ve ilam harcının davalı S. K.'dan tahsiline karar verilmesi,
4- Dava konusu taşınmaz malın tapu kaydı üzerinde bulunan haciz şerhlerinin kamulaştırma bedeline yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy