(2547 S. K. m. 33) (6111 S. K. Geç. m. 4)
Dava: Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinden kaynaklanan 610.820,99 TL alacağın 9.11.2010 tarihinden itibaren faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde: davalılardan İ. K.'ın 2547 Sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca lisansüstü eğitim için Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderildiğini, davalının eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmetini yapmak üzere döndüğü davacı üniversitede mecburi hizmetini tamamlamadan istifa ettiğini, davalıların imzaladıkları kefalet ve taahhüt senetleriyle yükümlülüklerin yerine getirilmediği takdirde tazminatı ve bir misli cezai şartı ödemeyi kabul ettiklerini belirterek, 610.820,99 TL'nin 9.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş: davalı İ. K.'ın yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasadan yararlanmak için yaptığı müracaat üzerine davacı üniversite tarafından belirlenen borç davalı tarafından ödenmiş, mahkemece konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalı İ. K., mecburi hizmetini tamamlamadan istifa edip ödemeyi taahhüt ettiği tüm borçları ödemeyerek davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Ayrıca 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında Bunların daha önce ödemiş oldukları tutarla mecburi hizmetlerinde değerlendirilen sürelere isabet eden tutar, yukarıdaki şekilde belirlenecek tutardan düşülür. Bu madde uyarınca vazgeçilen borç tutarına isabet eden vekalet ücreti de dahil yargılama giderleri tahsil edilmez. Hesaplanan borç tutarı, ilgilinin durumu ve ödenmesi gereken meblağ dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, sadece davacı yararına belirtilen yasal düzenleme dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinin bir kısmının davacı üzerinde bırakılması ve davalı taraf yararına da vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy