MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırılan taşınmaza fiili el konulması nedeni ile hasat edilemeyen ürün bedeli istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti davacı ve paydaşlarına ait ...,... numaralı parselin kamulaştırıldığını, taşınmazda davacıya ait ekili ürün bedelinin istenmesine rağmen verilmediğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile ödenmesini istemiş, 13.04.2010 günlü dilekçesi ile dava değerini 12.720 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın davalı idarece kamulaştırıldığı, Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/1079-2011/755 esas karar sayılı dosyasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile tesciline karar verildiği, kararın 23.12.2011 tarihinde kesinleştiği, tespit edilen bedelde ekili ürünün olmadığı anlaşılmıştır. 30.07.2008 tarihinde Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/105 değişik iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte; taşınmazda oturak barbunya fasulye ekili olduğu, taşınmaza fiilen el atılmadığı, ekili ürün bedelinin 12.750 TL olduğu belirlenmiştir. Kamulaştıran idare ise taşınmaza fiilen Kasım 2008 tarihinde el atıldığını bildirmiştir.
Daire geri çevirme kararı üzerine Bilecik Valiliği Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün 07.08.2012 gün 4174 sayılı yazısında, oturak barbunya fasulyesi hasatına Temmuz ayının ilk haftasında başlandığı kademeli olarak Ekim ayı ortalarına kadar hasatın devam ettiğinin bildirilmesi, 30.07.2008 tarihli keşifte taşınmaza henüz el atılmadığının tespit edilmiş olması ve idarenin fiilen Kasım 2008 tarihinde el attığını beyan etmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, henüz gerçekleşmeyen gerçekleşip gerçekleşmeyeceği de tam olarak belli olmayan ekili ürün bedelinden yapılmayan masraflar düşüldükten sonra kalan farka hükmedilmesi doğru görülmümemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.