MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi gereğince tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 1091 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, davalı ... başkanlığına düşen 5552/27600 hissesinin (2863,90 m² lik alanın), 1970'li yıllardan beri davacı idare tarafından kullanıldığını, kamulaştırma kararının 38. maddesi gereğince 20 yıllık sürenin dolduğunu, bu sebeple dava konusu yerin tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, el atmaya dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 221 sayılı Kanunun 1. maddesinde “6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının gözönünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır” 4. maddesinde de; Gayrimenkulün bedelini dava hakkı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer” hükümleri yer almaktadır. Buna göre öncelikle dava konusu taşınmaza el atma tarihi kesin olarak saptandıktan sonra 09.10.1956 tarihinden önce el atılmış ise 221 sayılı Yasa nedeniyle davanın kabulüne, 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının belirlenmesi halinde ise; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 6. madde uyarınca “09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında malikin rızası olmaksızın fiili olarak taşınmazlara el konulması halinde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya 2. fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir” hükmü karşısında davacı idarenin davasının reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi,
2-Davacı tarafından, davaya dahil edilen davalı ...'ne karşı açılan dava ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy