MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dairenin 16.12.2010 tarihli bozma ilamının 3. maddesinde dava konusu taşınmazın, üzerinde kat irtifakı kurulu anataşınmazda bağımsız bölüm olduğu, değerinin Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre belirlenmesi gerektiğine değinilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan 15.03.2011 havale tarihli bilirkişi ek raporunda davalıya ait iki adet bağımsız bölümün değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrası hükmüne uygun olarak (1 nolu bağımsız bölümün 1/2'si, 54.798,75 TL; 2 nolu bağımsız bölümün tamamı, 75.892,50 TL olarak) belirlenmiş olmasına rağmen; mahkemece, belirlenen bu değerlerin üzerine tekrar arsa değeri eklenmek suretiyle fazla kamulaştırma bedeli tespit edilerek buna hükmedilmesi,
Ayrıca;
Gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekir. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması, 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince mutlak bozma nedeni olup,taraflara tefhim edilen kısa kararda "kamulaştırma bedelinin 166.928,50 TL olarak tesbitine" denildiği halde gerekçeli kararda, "kamulaştırma bedelinin 164.396,25 TL olarak tespitine" şeklinde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.