MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kayyımlık kararının kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babaannesi Hatice adına tapuda kayıtlı bulunan 12 parsel sayılı taşınmaz malikinin kim olduğunun bilinmediği gerekçesiyle ... Defterdarının kayyım olarak atandığını, ancak mirasçılarının belli olduğunu, kayyımla idareyi gerektirir bir durumun bulunmadığını ileri sürerek kayyımlık kararının kaldırılmasını istemiştir.
Dava; Türk Medeni Kanununun 477. maddesine dayanan kayyım atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması ile kayyımlığın sona ermesi ve kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkin olup aynı yasanın 397.maddesi uyarınca kayyımlığın kaldırılması davalarında görevli mahkemenin vesayet makamı olan sulh mahkemesi olduğu temyize konu kararın ise asliye hukuk mahkemesince verildiği anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözönüne alınacağından, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy