MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilebilmesi için, öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da tevliyet için vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/1318 E.-1996/515 K. sayılı kesinleşen ilamı ile davacının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna karar verildiği anlaşıldığından, mahkemenin davacının vakıf evladı olduğu yolundaki mahkemenin tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; davaya konu 11 Rebiülevvel 1193 tarihli İbrahim Bin Mehmed ve Ebubekir Bin Mehmet Vakfı'na ait vakfiyede, tevliyet kız-erkek ayrımı ve batın şartı getirilmeden evladın esen, ekber, aslah ve erşedine bırakıldığından mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; davacının gidilebildiği kadar üst soylarını gösterir açıklamalı aile nüfus kayıtları ile vakfa ait tevliyet listesi ve dayanakları evrak getirtilerek gerektiğinde uzman bilirkişi veya bilirkişilerden rapor da alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.